Şuradasınız: » » » Company of Heroes 2 - Oyun İncelemesi

Güncel Alet Çantası

 CCleaner
 PC Temizlik Programı

 Flash Player
 Flash Oynatma Aracı

 Skype
 Videolu Görüşme Programı

 Aimp
 MP3 Oynatma Programı

 Internet Download Manager
 Gelişmiş İndirme Yöneticisi

 Microsoft Office 2016
 Güncel Ofis Yazılımı

 Microsoft Office 2013
 Ofis Yazılımı

 Photoscape
 Kolay Resim Düzenleme

 Adobe Photoshop CC 2015
 Prof. Resim Düzenleme

 Mozilla Firefox
 Hızlı İnternet Tarayıcısı

 Google Chrome
 Güvenli İnternet Tarayıcı

 avast! Tüm Sürümleri 2015
 En Hızlı Antivirüs Programı

 Kaspersky Internet Security
 Güçlü Antivirüs Programı

 uTorrent Plus
 Torrent Dosya İndirici

 Nero Platinum 2015
 Güçlü Disk Yazdırma

 Daemon Tools Ultra Türkçe
 Sanal Disk Oluşturma

 Foxit Reader
 Hızlı PDF Okuyucu

 Adobe Acrobat XI Pro
 Popüler PDF Programı

 K-Lite Mega Codec Pack
 Sistem Kodek Paketi

 DirectX 12 - DirectX 9
 Microsoft DirectX Sürücüleri

 WinRAR
 Arşivleme ve Arşiv Açma

Tavsiye İçerikler

Yardım ve Destek Bölümü Program ve Oyun İstek Hattı

Company of Heroes 2 - Oyun İncelemesi


Company of Heroes 2 - Oyun İncelemesi

İkinci Dünya Savaşı teması şüphesiz ki belgesellerin ardından, en çok oyun sektörünün işine yaradı. Dünyanın bilinen en kanlı savaşlarından birisi olan İkinci Dünya Savaşı, etkilediği ülkeler, savaş politikaları ve sonucu olarak tarihte çok önemli bir yer teşkil etmekte. Yıllar önce unutulup giden imparatorluk ve tek bir ırka mensup olma ideolojisi ile başlayan ve milyonları etkisi altına alan Nazi Almanya’sı, en sonunda savaşa A.B.D.’nin de dâhil olmasıyla yok oldu. Pek tabii ki bu çöküş sürecinin esas sebebi, cesur bir şekilde savaşan Amerikan askerleri değildi zira tıpkı Birinci Dünya Savaşı’nda olduğu gibi, savaşın son dakikasında Normandiya cephesinde gösterdiler kendilerini. Avrupa ise her türlü zulme karşı direndi bu esnada... Daha da önemlisi, Sovyetler Birliği tarafındaydı. Birçok tarihçinin de kabaca hesapladığı üzere eğer Hitler, Rusya’da bir cephe oluşturmasaydı, daha da önemlisi açtığı bu cephenin stratejilerinin son kısımlarını kuvvet komutanlarına bıraksaydı, savaşın sonu çok daha farklı olabilirdi. Zaten birçoğunuz biliyorsunuz, Almanlar kışa hazırlıksız yakalandı ve neredeyse dümdüz etmek üzere oldukları Sovyet topraklarında donarak öldüler. Bu esnada taarruza başlayan müttefik güçleriyse Avrupa’yı kuzeybatıdan başlamak suretiyle “özgürleştirdi”. Daha önceki birçok oyunda ve ilk Company of Heroes’da da deneyim ettiğimiz Avrupa tarafından, Company of Heroes 2 (CoH2) ile tamamen uzaklaşıyoruz zira ikinci oyun, olayları Doğu bloğuna taşıyor ve bir Sovyet subayı olan Lev Abramovich Isakovich’in hikâyesiyle şekilleniyor. Kendisi 1952’ye kadar Sibirya’da tutsak olarak kalıyor. Biz oyuna başladığımızdaysa içerisinde bir grup çizimin ve yazının bulunduğu kitap önüne atılıyor. Görünüşe göre bu kitap, Isakovich’in savaş esnasında yaşadıklarını hem çizdiği, hem de yazdığı çok önemli bir eser. İşte tam bu noktada tüm savaş filmlerinde görebileceğiniz türde bir sorgulama başlıyor ve Isakovich anlattıkça olaylar oyuna dönüşmeye başlıyor, biz de kendimizi onun anlattığı hikâyeler içerisinde koştururken buluveriyoruz.

Company of Heroes 2 - Oyun İncelemesi

Cephe
CoH2, senaryo olarak bilinen en büyük Doğu bloğu operasyonlarından birisi olan Barbarossa Harekâtı ile başlayıp Berlin Muharebesi’ne kadar sürüyor. Yani anlayacağınız, tek kişilik senaryo uzun olduğu gibi, aynı zamanda bugüne kadar hep arka planda bırakılmış Sovyet cephesinden resmen özür diler nitelikte detaylara sahip. Olayların başladığı noktada, kuşatma altındaki topraklarımızı kurtarmamız gerekiyor. “İki ileri, bir geri” şeklinde ilerleyen bölümlerde düzeli olarak Sovyetlerin yaşadığı zorluklar gözümüze sokulmuş. Bunların en bilinenleri ve CoH2’de de kendisine yer bulanlar, bir adama silah ve diğerine mermi sahnesi ile cepheden kaçanların subaylar tarafından gözlerinin yaşına bakılmadan öldürülmeleri ki bu sistem oyun içerisinde de aktif bir şekilde yer almış.

İlk oyunuyla da görsel bir şov yapan CoH, bir kez daha meraklılarını grafik kalitesiyle vurmayı başarıyor. Oyunda kullanılan yeni Essence 3.0 grafik motoru, ColdTech ve TrueSight gibi yepyeni özellikler ile karşımıza çıkmış Relic Entertainment. Orijinal oyunu oynayanların hatırlayacağı üzere, etraftaki objeler bir hayli parçalanabilir maddelerdi. İşte bu sistemi ikinci oyunun ruhuna tam olarak hapsedebilmek için aynı teknoloji buzlar için de geliştirilmiş. Belirli ağırlıkları kaldıramayan, patlamalardan etkilenen buzlar görmemize yarayan teknoloji “ColdTech” olarak anılıyor. Diğer özellik olan TrueSight ise bence kesinlikle CoH2’nin en ama en önemli gelişmesi. Bir kere artık her ünitenin maksimum görüş mesafesinin yanında, açısı da bulunuyor. Özellikle köşe kapmaca oynanan bölümlerde fazlasıyla gün yüzüne çıkan bu yeni özellik sayesinde çok daha gerçekçi bir oyun yapısına kavuşuyoruz. Malum, görüş sınırlamasının Fog of War’a, yani haritanın kapalı olan kısımlarına etkisi de aynı oranda olmuş. Özellikle bina köşelerinde durmanın ve düşmanı nispeten görüp sadece taciz ateşi açabilmenin ne kadar büyük bir rolü olduğunu, oyunu deneyim ettiğinizde sizler de göreceksiniz.

Company of Heroes 2 - Oyun İncelemesi

Bu teknik detayların ardından konuyu tek kişilik senaryoyla açıyorum. Az önce zaten olaylara bir giriş yapmıştım. Şimdi daha çok harita üzerinde neler var, onlara bakalım... Görevler hakkında bilmeniz gerekenler arasında, hiç de kısa olmadıkları gerçeği başı çekiyor bence. Bir haritaya bakıp da görevin uzunluğunu tahmin etmek imkânsız; neredeyse her harita, biz bir görevi yaptıktan sonra “hop” diye büyüyor ve yeni görevleri aynı harita üzerinde yapmak zorunda kalıyoruz. Bu bilgiyi verdim çünkü hazırlıksız yakalanmak hiç hoş olmuyor. “Hoş olmuyor” derken, haldır huldur ilerlediğimiz bir görevde birimleri bir noktaya yaydığımız zaman, akabinde “şimdi bu haritayı savun” gibi bir görev geldiğinde insanın eli ayağına dolanıyor anlamında söyledim; yoksa keyif sizin... İlk baştaki görevler genelde böyle, “savunma yap, ele geçir, sonra tekrar savunma” yap şeklinde ilerliyor. Fakat güzel olan, tek kişilik senaryonun olabildiğince multiplayer’dan ayrılmış olması. Tıpkı StarCraft’takine benzeyen ve tek kişilik oyunda olmayıp multiplayer’da olan özellikler mevcut. Üs kurmaksa neredeyse yok denecek kadar az bir konu. Bazen hazır üsse geliyoruz, bazen de senaryo gereği anında üssümüz oluyor. Yani iki farklı oyun deneyimi söz konusu. Bölümlerdeki görevlerse zamanla ilginçleşiyor. Açıkçası benim en sevdiğim görevlerden birisi, efsane Nazi Alman zırhlısı Tiger Tank tarafından pusuya düşürülen mekanize birlik arasındaki piyadeleri kontrol ederek, içerisine sıkıştığımız köyde anti tank cihazı ve kaynak arayarak, Tiger Tank’ı yok etmeye çalışmak oldu. Durun! Daha bitmedi! Görevin en eğlenceli yanı, Sovyet olarak bu cihazı tamir edip üzerinde çalışmak için savaş alanından çıkarmaya çalışmak. Kendi teknolojilerinin çalınacağı korkusuyla üzerimize akın eden Nazi birliklerine karşı durarak Tiger’ı o kaostan çıkarmak gerçekten çok keyifliydi. Neyse, hatıralara çok yer vermeyeyim de yazımı yazayım... Yeni görev tarzlarına gelen en büyük yenilik, iki ay önce beta test yazımda da üzerinde fazlasıyla durduğum ve CoH2’nin esas konsepti olan kar ve buz olmuş. Relic isteseymiş, geliştirdiği yeni teknolojiyle sadece karlı bölüm kafasıyla envaiçeşit görev modeli sunabilirmiş bize ama yapmamış. Neden mi? Beni duymuş da ondan! Beta testinde en büyük korktum, CoH2’nin sadece ve sadece buz teması üzerine çalışmış olması ihtimaliydi ve orijinalini oynadıktan sonra birçok farklı bölüm tasarımı olduğunu görmek beni çok mutlu etti. Ne diyorduk? Hah, kar ve buz. Savaşın en soğuk günlerini oyunculara yaşatmayı hedefleyen yapımcı ekip, her ne kadar böylesine karanlık ve soğuk bir oyunu, yazın en sıcak günlerinde piyasaya sürmüş olsa da gerçekten mükemmel bir sistem geliştirdiklerini söylemeden edemeyeceğim. Karlı bölgelerin iki adet dezavantajı bulunuyor ve ikisi de piyadeleri büyük oranda etkiliyor. İlki, üzerinde yürüyen birimlerin çok ama çok yavaşlıyor olması. Zaten karakterlerin yürüyüş tarzlarından da anlaşılıyor ne kadar zorlandıkları. İkincisi, kar üzerinde kalan ayak izleri. Pek tabii ki tankların palet izleri de bulunuyor ama görevlerde can sıkan noktayı piyade kısmı oluşturuyor çünkü donarak ölme ihtimalleri bulunuyor ki donma konusuna birazdan değineceğim. Buzlu bölgeler temelde “aranan” noktaları oluşturuyor çünkü üzerinde bulunan birimler normal hızda ilerleyebiliyorlar ki donmak üzere olan birimlerimiz olduğunu düşününce, buzlu arazinin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor. Fakat sorun donmuş göllerde meydana geliyor. Tek seferde değil belki ama üzerinde gereğinden fazla mermi patlayan buzul arazi “çötenk” diye çöküyor ve üzerindeki birim her ne olursa olsun batmak suretiyle yok oluyor. (Tiger batıyor mu, denemedim ha. Kesin yüzerek savaşmaya devam ediyordur!) İşte soğuk havanın getirdiği bu iki tema bir araya geldiği zaman, hâlihazırda deneyim ettiğimiz genel stratejilerden ziyade çok daha ince manevralara başvurmamız gerekiyor. Donma, en büyük korkumuz. Birimlerimizin donmamasını sağlamak için haritanın etrafında bulunan ateş öbeklerinin yanında durmamız gerekiyor ya da bir binaya sığınarak onları donmaktan koruyabiliyoruz. Hareketli görevleri de düşünen CoH2, zırhlıların içerisine giren askeri de soğuktan korumaya almamıza imkân tanımış ki çok da güzel olmuş. Donma sistemi, birimlerimizin üzerinde çıkan mavi dereceyle gösteriliyor. Yavaş yavaş inen derece, sonunda kurukafaya dönüşüyor ve etkilenen birlik, birimlerini tek tek kaybediyor.

Company of Heroes 2 - Oyun İncelemesi

Tek kişilik oyundan çok uzaklaşmayalım ve görüntümüzü daha bir buz mavisi yaparak yolumuza devam edelim. Senaryo aktıkça yeni birimler de kendilerini gösteriyor. Yine de tıpkı İkinci Dünya Savaşı’nda olduğu gibi, Sovyetlerin en büyük özelliği olan “sonsuz insan” gücünü CoH2 de direkt yansıtıyor. Oyunda karşımıza çıkan ilk özellik, bedavaya “conscript”, yani temel asker üretme oluyor. Sürekli yeni asker desteği anlamına gelen bu özellik, Sovyetler Birliği’nde insan hayatına verilen değeri de üstü kapalı bir şekilde gösteriyor. İlerleyen bölümlerde oyuna dâhil olan bir özellik sayesinde, savaştıkça daha iyi conscript’ler çağırabilir oluyoruz. Üç seviyeye yayılan bar, üç farklı seviye askeri haritaya çağırmamıza imkân sunuyor. İlk seviye kendi havasında, sert rüzgârda ölen birimlerden oluşuyor, ikinci seviyede bulunan Frontoviki’ler molotofkokteyli atabilen ve makineli tüfek upgrade’i alabilen birimler oluyor, yani sürekli savaşmak daha iyi birliklere kavuşmamıza imkân tanıyor ama ne yazık ki o kadar hızlı bir mikro yapmak oyunun başında mümkün değil. Bir diğer özellikse İkinci Dünya Savaşı’na adını en az gaz odaları kadar yazdırmış olan Order 227. Her zaman aktif olmayan bu özellik, kaçan birimleri üssümüzde bulunan subayların vurması anlamına geliyor. Tıpkı farklı seviyelerdeki conscript’leri üretmemize yarayan bar gibi çalışan sistemde, bar tamamen dolduğunda artık tek bir yön kalıyor: İleri! Sovyet olarak birimlerimiz belki çok fason ama aynı zamanda da birçok farklı enteresan özelliğe sahip. Dedim ya, Relic, savaşan Sovyet askerini haritada bir şekilde gözler önüne sermek için elinden geleni yapmış. İşte o özelliklerden bir tanesi olan “Oorah!” ile başlayalım. Toplamda beş Munition ücreti olan özellik, tüm conscript birimlerimizde mevcut ve kullanıldığı andan itibaren 10 saniyeliğine tüm ekibe daha efektif savaş gücü ve daha hızlı hareket etme sağlıyor. Yine Sovyet mantığını işaret eden bir diğer özellik Merge. CoH’daki en büyük sorunlardan birisi, birliklerin az sayıda askere düşmesi, akabindeyse anti tank ve MG42 gibi silahları kullanan birliklerin zayıflaması, kendilerini güçlendirmek içinse ta ana üsse dönmek zorunda kalıp cepheyi terk etmeleri idi. Nitekim Sovyetlerin böyle bir sorunu yok. Merge ile sayısı üstün bir conscript birliğindeki ünitelerimizi, azalan birliğe eklemek mümkün! İki kişilik keskin nişancı takımımız hariç her türlü birime destek olabilen conscript’ler, kalabalığın gücünü her türlü göstermeye ant içmiş durumda. Bir diğer dikkat çekici özellik, “Trip Wire Flares” olarak adlandırılan mayınlar. Bu küçük adamlar, rakip kendilerine bastığı anda patlıyor ama onlara zarar vermek yerine, o bölgeyi bir süreliğine açık kalmaya zorluyor. Bu sayede hem düşmanın geldiği yeri görebiliyor, hem de menzilli saldırılar gerçekleştirebiliyoruz. El bombası, molotofkokteyli ve RPG-43 gibi diğer cihazları da düşününce, conscript’lerin esas gücü birazcık daha ortaya çıkıyor. Tüm bu özellikler harika ama çok çabuk öldükleri gerçeğini ne yazık ki ortadan kaldırmıyor. O sebepten kendilerini tam anlamıyla kontrol etmemiz gerekiyor, aksi halde hemen yan yatıyorlar. Tabii ki bu sadece onları suçu değil, kullanıcı hatasından da kaynaklanıyor. Bizim yapacağımız hataların başındaysa kendilerini “hard cover”, yani tam gizlenme modunda bırakmamak. Hatırlayacağınız üzere, CoH’da iki farklı siper alma sistemi mevcuttu; birisi yarım, diğeri tam. Yarım siper, birimlerimizi kabaca koruyorken, tam siper altındaki birimlerimiz, havan topuna ya da el bombasına ya da alev makinesine sahip birimler saldırmadığı sürece uzun süre direnebiliyorlar. Konuya deyindim çünkü siper savaşında bulunan birimleri de anbean takip etmek gerekiyor. Özellikle yanlarından ve arkalarından saldırmak çok önemli olduğu gibi, bize saldırılmasını engellemek de gerekli... Diğer taraftan yapay zekâ bunu sürekli yapıyor, yani sürekli arkamıza geçmeye çalışıyor. Daha da ilginci, siperdeki birimlerimizi hiçe sayıp direkt stratejik noktalara yönelmesi ki özellikle multiplayer haritalarda bu duruma sıkça rastlıyoruz.

Company of Heroes 2 - Oyun İncelemesi

Gelelim savaşın dengesini en çok bozan cihazlar olan tanklara. Cümlem biraz sert oldu, biliyorum ama düzgün piyade desteğine sahip olduktan sonra tankların gücü bu oyunda yadsınamaz boyutta. Tek başınaysa iki piyade birliğiyle yok edilebilir. Alman tarafından çok bahsetmeyeceğim, zaten tanklarını ezbere biliyoruz, biliyorsunuz, hatta uzaylılar bile biliyor artık. Konumuz Sovyet tankları... Dönemi yansıtan bir diğer özellik de tanklar altında yatıyor sevgili okur. Üretebildiğimiz ilk tank modeli, T-70 Light Tank. Sadece Manpower kullanarak ürettiğimiz bu hafif tank, tıpkı Command & Conquer: Red Alert’in ilk oyunundaki Light Tank’ları hatırlattı bana. Tank ama alüminyum kaplama da desek çok abartmış olmayız. Zaten tarihte de durum pek farklı değildi. Doğu cephesi açıldığı andan itibaren yok edilen Sovyet tankı sayısı o kadar fazlaydı ki Alman birlikleri resmen 1’e 10 oranında Sovyet tankı yok ediyordu. Bu önemli bilgiyi de verdikten sonra geçiyorum ikinci tanka: T-34-76 Medium. Kendisi nispeten biraz daha tank gibi saldırı gücüne sahip ama halen çok çabuk havaya uçabiliyor. Sahip olduğu Ramming Maneuver özelliği sayesinde tüm gücüyle düşman tankının üzerine çarpıp kendisini ve rakip tankı durdurmaya, yapabilirse patlatmaya çalışıyor. Bu kategorinin en iyi tankı ise KV-1 Heavy Tank olarak karşımıza çıkıyor. Bir Panzer IV’e yetişemiyor ama en azından daha iyi manevra kabiliyetine sahip ve düşman hatları için önemli bir tehlike olabiliyor. Sovyet tarafının önemli uzun menzilli yıkım gücüyse BM-13 Katyusha Rocket Truck. Herhangi bir haritanın neredeyse yarısı mesafeye kadar roket yağdıran cihazdan iki adet üretmek yetiyor. Keskin nişancılarla açtığımız yerleri, yaptığımız roketli yaylım ateşi sonucu dümdüz etmemize yarayan cihaz, hem tek kişilik oyunda, hem de multiplayer’da ziyadesiyle kullanışlı. Sovyet tank ekibinin vokalindeyse çok az oyunda gördüğümüz IS-2 Heavy Tank bulunmakta. Devasa gövdesi ve namlusu ile görenlerin kendisinden kaçmasına sebep olan cihaz, Alman Tiger’ın yerini tutmasa da en azından oyun esnasında kullanması çok keyifli bir cihaz.

Company of Heroes 2 - Oyun İncelemesi

Online ortama giriş
CoH2’deki en farklı değişikliklerden birisi burada cereyan ediyor. Artık oyunda seviye sistemi var, hatta bazı dönemlerde Double XP günleri gerçekleştiriliyor. Aldığımız seviyelerin amacıysa kendimize özel bir profil yaratmak. “Roster” olarak görüntülenen menü, başta farklı Army Commander’ları gösteriyor. Biz oyuna başlarken üç adedi zaten açık, kalan iki Army Commander’dan ilki 25. ve ikincisi 35. seviyede açılıyor. Bu duruma en büyük sebep, ileri seviye komutanların sahip oldukları çok daha güçlü özellikler. “Bulletin” tarafındaysa komutanlarımıza atayabileceğimiz farklı bonus’lar bulunmakta ama kendilerine ulaşmak hiç de kolay değil. Bir nevi “achievement” şeklinde bulunan 17 farklı kategori altındaki onlarca farklı özellik, bizden belirli başarıları tamamlamamızı istiyor. Misal, “Oorah özelliğini 100 defa kullan” ya da “T-70 kullanarak 150 adet AT Gun Member öldür” gibi, kimileri çok zor, kimileri de çok fantastik başarılar bunlar. Sonuç olarak açtığımız özellikleri, kendimiz seçerek komutanımızın menüsüne ekliyoruz. Komutanlarımızsa toplamda üç adet yeteneği bir arada kullanabiliyorlar. Son kısımsa “Skin”, yani giydirme. Hafif, orta ve ağır zırhlı tanklara verebildiğimiz yaz ve kış modeli kamuflajlarla çok daha ilginç birimlere sahip olabiliyoruz. Anlayacağınız, görüntünden başka bir şey değil.

Online & Skirmish kısmı, dünyaya açılan kapımız. Burada üç farklı seçenek mevcut: İlki Automatch vs. Players, ikincisi Automatch vs. AI ve son olarak Custom Game. Sizlerin de anladığı üzere hem farkı bir oyuncuya, hem de yapay zekâya karşı anında maç yapmamız mümkün. Oyunun online arabirimi, direkt olarak bizim seviyemizi algılayıp ona göre bir arama yapıyor, eşleşme bulduğu anda da bize bildiriyor. Custom Game ise olayın Skirmish bölümünü oluşturmakta. Özellikle betaya göre harita sayısında büyük bir artış yaşanmış ve 13 haritaya ulaşılmış. 2v4’ten, 6v8’e kadar uzanan geniş yelpazede sunulan haritalar, rakip tamamen yok edilinceye kadar, yani Annihilation ya da stratejik nokta tutma, yani Victory Points şeklinde deneyim edilebiliyor. Normalde harita üzerinde bulunan kaynaklarsa dilendiği takdirde fazlalaştırılabiliyorlar.

Company of Heroes 2 - Oyun İncelemesi

Theater of War oyun modu, kendi içerisinde üçe ayrılıyor. Senaryoya daha bağlı kalan bu modda, Co-op Scenarios kısmına dalarak müttefik yapay zekâ ile hareket edip bölümü geçmeye çalışıyoruz. Solo Challenges, genelde üs yapmadan, harita üzerindeki belirli birimleri kullanarak bize görev tamamlatmaya çalışıyor. Burada fazlasıyla şehir savaşı söz konusu ki benim favorim herhalde buradaki görevlerdir. Son olarak AI Battles geliyor ve bir nevi yapay zekâya karşı multiplayer oynamaya benziyor. Aradaki tek fark, buradaki görevlerin fazlasıyla tarihsel arka plana sahip olması... Beta sürecinde deneyim ettiğim genel oyun mekanikleri ve online mekaniklerde, az önce saydığım modlar hariç bir değişiklik bulunmuyor. Toplamda üç adet kaynak var; Manpower, Munition ve Fuel. Stratejik nokta olarak bulunan Munition ve Fuel üzerine herhangi bir bina yapamıyorken, kalan noktaların üzerine fazladan Munition ve Fuel kazanmak için Munition Cache ve Fuel Cache yapabiliyoruz. Sadece kaynak arttırmakla da kalmayan bu binalar, kurulu oldukları noktaları düşmanlardan korumaya yardımcı oluyorlar zira bu binalar yok edilmeden noktalar ele geçirilemiyor. Özellikle multiplayer haritalarda fazlasıyla önem taşıyan stratejik noktalar, yine ilk oyundakine benzer bir sistemi beraberinde taşımış durumda. Şöyle ki bir haritaya başladığımız andan itibaren sürekli olarak yeni noktaları ele geçirmeye çalışmamız, elimizdekini de kaybetmememiz gerekiyor. Bu sirkülasyon ve düşmanın ummadığı noktadan bölge çalmak ise yine multiplayer’ın en önemli noktasını oluşturmakta.

Eğer fazlasıyla eksi arayan bir oyuncuysanız, çok fazla eksi göremeyeceğinizi söylemek isterim. Yine de beni rahatsız eden bazı noktalarda oldu ki aralarında en çok gözüme batanı yapay zekâda oldu. Gerçekten online olarak bir başkasına karşı CoH2 oynamak ile bilgisayara karşı oynamak arasında çok büyük bir fark var. Hayır, karşımdaki bilgisayar yerine insan olduğu için değil, bilgisayarın sürekli olarak benzer taktikleri benimsemesinden dolayı. Hele o ilk “mortar” çıkışı yok mu, artık ezberledim. Oyunun başında kesin kafanıza bir yerlerden bomba düşüyor, emin olabilirsiniz. Daha sonrasında olaylar hafif zırhlıya kayıyor. Etrafta dolaşan bir dolu ilginç cihaz... Sonrasında tanka geçiyor, sanki her şeyi sırasıyla takip etmesi gerekiyormuş gibi! Diğer taraftan, başka birisine karşı oynadığınız zaman, ürettiğiniz birime cevaben düşman geldiği anda dumur oluyorsunuz zira oyunun işleyişi zaten bu makro üzerine kurulu. Verdiğim komutlar yüksek ihtimalle düzgün çalışıyor olsa da yine tıpkı ilk oyunda olduğu gibi, tankların sanki bilerek ve isteyerek arkasını dönmek suretiyle geriye gittiklerine şahit oldum, çok sinir bozucu. Genel eleştirimse Sovyet dünyası dramının köküne kadar göze sokulmasına olacak. Hani biraz farklı bir şeyler yapılsa çok sevinirdim ama Enemy at the Gates’den fırlamış sahnelerle doldum taştım. Tamam, tarihi olarak olaylar kabaca böyle cereyan etti ama keşke daha özgün bir şekilde kurgulansalarmış. Hele o ara geçişlerdeki kısa demolar hiç mi hiç olmamış. Hem karakter sırıtıyor, hem de kullanılan grafikler böyle bir oyuna hiç yakışmıyor. Bu son madde belki de bir eksi bile değil ama içimde kalmasın istedim...

Company of Heroes 2 - Oyun İncelemesi

İlk oyunu oynamayanlar için harika bir deneyim olduğu gibi, oynamış olanlar için de harika bir devam yapımı CoH2. Görüntülerin mükemmelliği, strateji sevmeyen oyuncuları bile içerisine çekmeye yeter de artar bile. Silah seslerinin gerçekliği, patlama efektleri, binaların ve yer şekillerinin her türlü varlığını hissettirmesi, kendisine “gerçek zamanlı strateji” diyen tüm oyunların üstünde bir kalitede sunulmuş bir kez daha. Sovyet senaryosuyla bambaşka bir cephe açılması da cabası. Sürekli Amerikan ve Nazi Almanya’sı arasında geçen senaryodan sıkılanlar için apayrı bir soluk olmuş CoH2. Theater of War senaryolarıyla iyice zenginleşen içerik, sonunda soluğu online ortamlarda almamıza harika bir zemin hazırlıyor. Karlı Rus topraklarını kuş bakışı deneyim etmek isteyenler için mükemmel bir seçim.

Oyunu indirmek için;
Company of Heroes 2 Full Tek Link indir (RELOADED)



Yorumlar

  • Faydasını gördüğünüz konulara yorum yaparak görüş belirtebilirsiniz.
  • 7/24 buradayız, çekinmeden yorum yapabilirsiniz.

  • Yorum Ekle

    Adınız:*
    E-Mail:*
    • bowtiesmilelaughingblushsmileyrelaxedsmirk
      heart_eyeskissing_heartkissing_closed_eyesflushedrelievedsatisfiedgrin
      winkstuck_out_tongue_winking_eyestuck_out_tongue_closed_eyesgrinningkissingstuck_out_tonguesleeping
      worriedfrowninganguishedopen_mouthgrimacingconfusedhushed
      expressionlessunamusedsweat_smilesweatdisappointed_relievedwearypensive
      disappointedconfoundedfearfulcold_sweatperseverecrysob
      joyastonishedscreamtired_faceangryragetriumph
      sleepyyummasksunglassesdizzy_faceimpsmiling_imp
      neutral_faceno_mouthinnocent
    Soru:
    6x(bir)= (Sayıyla Yazınız)
    Cevabınız:*
    Buyur-indir, çeşitli telif materyallerine önem vermektedir. Uyar ve kaldır prensibini benimsemiş bulunmaktayız. Telif hakkınızın ihlal edildiğini düşünüyorsanız bizlere (iletisim[at]buyur-indir.com) mail adresinden veya iletişim bölümünden ulaşabilir, içeriğin silinmesi ile ilgili talepte bulunabilirsiniz. İçerik uyarınızdan itibaren en geç 3 gün içinde sitemizden kaldırılacaktır. Detaylar için burayı inceleyebilirsiniz.

    Sitede bulunan full programlar ve full oyunlar, tanıtım amaçlı sizlere sunulmuştur. Beğendiğiniz ürünleri üreticisinden satın almanızı, bu sayede onlara katkıda bulunmanızı tavsiye ederiz.
    Kullandığımız linkler: Turbobit.net - Cloud.mail.ru